Yurtdışı Eğitim Referansı: Gizem İ.

Gizem İ.

Merhaba,

Sizinle -mümkün oldukça kısa tutmaya çalışarak- yurtdışı hikayemi paylaşacağım. ☺

Neden yurtdışında dil okuluna gelmeye karar verdim?

Türkiye’de yıllarca dil okuluna gitmiş ama dil seviyesi sorulduğunda “orta” diyebilen tipik bir öğrenciyim. Türkiye’de yaklaşık 3 farklı dil okuluna toplam 2 sene gittim. Yapılan sınavlarda Upper-Intermediate çıkıyordum fakat İngilizce konuşamıyordum. Yıllarca duyduğum cümle çok doğru; “İngilizce konuşulmayan bir ülkede İngilizce konuşmayı öğrenmek çok zor.” Yurtdışına çıkmaya karar vermedim yani aslında, zorunda kaldım. 


Neden İngiltere?

İngilizce öğrenmek deyince herkesin olduğu gibi benim kafamda da “Amerika ve İngiltere” seçenekleri oluştu. İngiltere hep daha cazip geliyordu bana- Türkiye ile saat farkının yalnızca 2 olması da etkili bunda tabi.


Neden Bristol?

Mart ortası gibi Mayıs ayında dil okuluna gideceğim diye karar verdim. Çok vaktim yoktu. Volkan Bey’e nasıl bir yerde okumak istediğimi anlatıp bana yalnızca 2 seçenek sunmasını rica ettim. Sunduğu seçeneklerden bir tanesi aklıma yattı, ama o istediğim heyecanı hissedemedim. 3. Bir seçenek daha istedim. ELC Bristol dedi. Bristol’ün adını ilk kez o zaman duydum. Araştırdım, Google Maps ile sokaklarını gezdim, “Tamam, budur!” Dedim.


Vize Sürecim

Vize sürecim pek kolay olmadı. İngiltere vizesi için gerekli evrakları toplayıp Mecidiyeköy’de bulunan ofise teslim etmeniz gerekiyor, herhangi bir mülakata girmenize gerek yok. Evrak teslim ettikten sonra 1 ay vizemin çıkmasını bekledim. Yeşil pasaportlu oluşum ve ülkemizde yaşanan üzücü olaylar buna etken sanırım. 1-2 haftada vizesi çıkan arkadaşlarımı da duydum.


Ne kadar süre kalınmalı?

Her pazartesi okula, dolayısı ile sınıfa yeni öğrenciler geliyor ve her Cuma bazı öğrenciler ayrılıyor. Ben 3 ay- 12 hafta- kalmak için geldim. Türkiye’de bu sürenin çok kısa olduğunu düşünüyordum. Başladığımda yaz ayında gelenlerin genelde 2 hafta,3 hafta,1 ay gibi süreler ile geldiğini gördüm. Ve birçok arkadaşımı ben uğurlamak zorunda kaldım. Bu biraz İngilizce seviyenizin ne olduğu ve nereye ulaşmak istediğiniz ile de alakalı. İngilizce biliyorum, konuşmamı geliştirmek istiyorum diyorsanız 3 ay iyi bir süre bence. Sınav vs. gibi bir hazırlık yapmanız gerekiyorsa daha uzun kalmanız daha iyi olabilir.


Konaklama

3 seçeneğiniz mevcut: Aile yanı, yurt, öğrenci evi. Aile yanına sabah kahvaltısı ve öğle yemeği mevcut, diğerlerine değil. Ben aile yanı konaklamayı seçtim. Aile yanında yaşıyor oluşunuz sizin özgürlüğünüzü kısıtlamıyor. -18 yaşından büyük iseniz.- Evin anahtarı size teslim ediliyor, istediğiniz saatte eve dönebiliyorsunuz. Yemek yapma derdinin olmaması ve İngiliz aile yapısını görmeniz açısından güzel bir deneyim bence. Kendi aile yapınızla kıyaslayıp hem ortak hem de tamamen zıt birçok yön bulabiliyorsunuz. Ayrıca ailelerin geneli birden fazla öğrenci alıyor evine, böylece okuldan başka bir öğrenci ile aynı evde yaşama ihtimaliniz var. Bu da aile evde olmadığında bile İngilizce konuşma fırsatı veriyor size.


Bristol beklentilerimi karşıladı mı?

İstanbul’un kalabalığından, gürültüsünden, meşguliyetinden çok sıkılıp huzurlu bir yerde dil okuluna gitmek istemiştim. Bristol bu beklentimi kesinlikle karşıladı. Her yeri yemyeşil cennet gibi bir yer. Hiçbir şey yapmadan saatlerce sokaklarında, parklarında gezebilirsiniz. Ama aynı zamanda Bristol huzurevi gibi bir yer de değil. Otobüs ile 10 dakika yolculuk yaparak şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Ayrıca gece hayatı çok hareketli bir yer. Hem benim gibi huzur arıyorsanız hem de gitmişken biraz eğlenelim diyorsanız Bristol kesinlikle harika bir tercih. Sokaktaki insanların ne kadar mutlu, ne kadar kibar olduklarını görünce hala şaşırıyorum. Yurtdışı deneyimim ile alakalı verdiğim en güzel kararlardan biri Bristol.


ELC Bristol

İlk kez yurtdışına çıktım. İlk kez ailemden 1 haftadan uzun bir süre için ayrıldım. Hatta ilk kez uçağa bindim. O yüzden hem çok istekli hem de çok gergindim yola çıkarken. Okulun ilk günü oryantasyon oluyor ve okulda çalışan herkes size kendini tanıtıp, hangi sorununuzda kime gitmeniz gerektiğini belirtiyorlar. Okulda çalışan herkes ailenizden uzakta, farklı dil konuşulan bir ülkede tek başına yaşamanın zor bir şey olduğunun farkında. Ve size kendinizi yalnız hissetmemeniz için her türlü sıcaklığı gösteriyorlar. Okulun 2. günü herkes bana ismim ile hitap etmişti, çok hoşuma gitmişti. 

Dersler Türkiye’de alışık olduğumuzdan farklı. Devamlı oyunlar oynayarak bir şeyler öğreniyoruz. Tiyatro sergiliyoruz, reklam çalışması yapıyoruz, bilmeceler hazırlıyoruz. Hocalar dersleri mümkün oldukça eğlenceli kılmaya çalışıyor. Fakat günde 1,5 ar saat olmakla birlikte 3 ders oluyor. 90 dakika bana çok uzun geliyor, ona hala alışamadım.

Ayrıca okulun her hafta sonu farklı bir şehir gezisi oluyor. Bu sayede yaklaşık 15 tane şehri ziyaret ettim. Bu geziler hem Londra, Oxford gibi herkesin bildiği şehirlere oluyor hem de adını bile duymadığınız gidince bayılacağınız şehirlere gerçekleşiyor. Okulun hafta içi de birçok sosyal programı mevcut. Diğer öğrenciler ile tanışmak için birçok yolunuz oluyor.


İngilizcem gelişti mi?

İngilizceniz siz istemeseniz bile gelişiyor. Çünkü derdinizi anlatabilmek için başka bir çareniz yok. Kitaptan kelime öğrenmek yerine marketleri, sokakları gezerek öğreniyorsunuz. Ve yapmanız gereken tek şey diğer insanlarla sohbet etmek. İngilizcenin yanı sıra, kitaplardan öğrenmeniz yıllar alabilecek bilgileri diğer kültürlerden insanlar ile sohbet ederek öğrenebiliyorsunuz.


İngiltere’de ne giyilir?

Ben Mayıs ayında geldim, Ağustos ayında döneceğim. Şuan Temmuz sonundayız, ama soğuk. Vallahi soğuk. ☺ Üstümüze kot ceket vs. bir şey almadan çıkamıyoruz. Ama 3 hafta önce bir anda havalar çok sıcak oldu, herkes şortlarını giydi -güneşlenenler bile oldu-. Havayla ilgili kesin bir şey söylemek çok zor. Ama hangi mevsimde gelirseniz gelin yanınıza mutlaka kalın bir şeyler alın. Ben buradan polar hırka aldım, çok işime yaradı.


İngiltere’de ne yenir?

Herkesin şikayet ettiği 2 şey var; Hava, yemekler. Yemekler biraz seçeceğiniz aileye bağlı. Çok iyi yemekler yiyen arkadaşlarımı da duydum. Ama sayıları az. ☺ Çok bir beklentiniz olmasın. Ama aç kalmıyoruz yani.

Çok güzel bir deneyim. Dil öğrenmenin yanı sıra bir sürü dostluklar ediniyorsunuz. Bir çoğu sizi kendi ülkesinde misafir etmek istiyor. Bedava tatil imkanı! ☺ Umarım isteyen herkes hayalini gerçekleştirebilir. Başarılar.