Yurtdışı Eğitim Referansı: Cem A.

Cem A.

Merhaba arkadaşlar, 

Bu yaz ilk defa yurt dışı dil okuluna gittim ve döndüm, güzel bir deneyim oldu. Gidiş amacım neydi diye sorarsanız; hem akademik okuma becerimi geliştirmem gerekiyordu hem de İngilizceyi seviyordum ve uzun zamandır Türkiye’de aldığım İngilizce eğitimini daha iyi bir noktaya taşımam gerekiyordu. Bu noktada yurt dışı danışmanlık firmalarıyla iletişime geçtim ve farklı kurumlardan bütçemi aşan fiyatlar aldım. Bir arkadaşımın tavsiyesiyle EduGate Yurt Dışı Eğitim firmasından Volkan Bey’le tanıştım. İyi ki de tanışmışım. Yurt dışını bilmeyen bir insan için Volkan Bey çok güzel tavsiyeler veriyor. Onun tavsiyesiyle Liverpool şehrinde LILA Dil Okuluna kayıt yaptırdım. 

Vize işlemlerinde Volkan Bey’in büyük desteğini gördüm, size tavsiyem Volkan Bey’in önerilerini eksiksiz yerine getirmeniz, o zaman işler daha hızlı yürüyor. Takdir edersiniz İngiltere’den vize almak kolay bir süreç değil. Vize sürecinde sizden istenen belgeleri erkenden hazırlamanız stres yaşamanızı önleyecektir.

Konaklama olarak yurdu tercih ettim çünkü yurt şehir merkezine, gittiğim kursa ve ihtiyacım olan şeyleri karşılamam için yürüme mesafesindeydi. Aile yanında kalan arkadaşlar genelde toplu taşıma araçlarını kullanarak kursa geliyorlardı. Yurtta yabancı öğrencilerle konuşmak için sosyal ortam yakalama imkânı daha fazla oluyor. Yurdu aile yanıyla kıyaslama yapamayacağım, aile yanında kalmadım. Eğer konuşkan bir aileye denk gelirseniz sizin için şans olur ve konuşma yeteneğinizi geliştirirsiniz. 

Liverpool, yerli İngiliz halkının yoğun olarak yaşadığı bir şehir ve fiyatları da benim bütçem için uygundu. Londra’ya gezmeye gittiğimde yerliden çok yabancıların yaşadığını gördüm. Liverpool halkı yardımsever ve kibar insanlardı, birçok konuda bana yardımcı oldular. Şehir olarak iyi bir seçim yaptığımı düşünüyorum.

İngiltere’ye gidince çok büyük problemler yaşamadım. Küçük problemler oldu bunları da gerek Volkan Bey’in gerekse dil okulumun yardımlarıyla çözdüm. Liverpool’a gittiğim gün yurda yerleştim ama ilk yurdum çok sakindi ve sohbet edecek yabancı kimseyi bulamıyordum, kursumun yardımıyla başka bir kursa geçtim ve daha iyi bir sosyal çevre oluşturdum. Orada oluşturduğum sosyal çevre ile yakın yerlere gittim, şehri gezdim ya da etkinliklere katıldım. Burada dikkat çekmek istediğim nokta; konuşma becerisi ilk başta düşük olduğu için kurs ya da yurt ortamındaki çevreyle konuşup zaman geçirmek gerekiyor çünkü bir İngiliz yerlisiyle en başta sohbet etmek kolay olmuyor, konuşması çok hızlı ve siz yavaş kalıyorsunuz. Kursta ya da sokakta konuşmaktan çekinmeyin derim. Yanlışta olsa konuşun, cümleleriniz zamanla düzeliyor arkadaşlar. Konuşma yeteneği, bir çocuğun konuşmayı öğrenmesi ve geliştirmesi gibi bir şey, sihirli değnekle bir anda gelişmiyor, uzun soluklu bir yol gibi düşünün, kendi adıma konuşma yeteneğimi geliştirdiğimi düşünüyorum ama dediğim gibi dil canlı bir şey ve sürekli olarak gelişiyor. 

Yurt dışında, odanıza çok kapanmayın, sokağa çıkın, insanlarla iletişime geçin, bir kafeye ya da bir bara gidin, olmazsa bir televizyon bulup izleyin (özellikle İngilizce altyazılı olsun) bu etkinlik dinleme becerinizi çok geliştiriyor. Dinlediğiniz her şeyi anlamak zorunda değilsiniz, anlama sonradan gelişiyor.

Gittiğim kursta hem hocalar hem de kurs yönetimi öğrenciyi destekliyordu. Kursların sosyal etkinliklerine katılın derim, hem yeni yerler gezersiniz hem de yeni arkadaşlıklar kurarsınız. Kursa gittiğim ilk gün hocaları zor anlamıştım, sonraki günlerde bu zorlanmanın da etkisiyle dinleme yeteneğim gelişti. Kurs zaten hoca ve öğrencinin iletişimi üzerine kurulu, takıldığınız ya da konuşamadığınız yerde kimse size baskı yapmıyor.

İngiltere’deki insanlar yardımseverdi ve ben bir şey sormaktan çekinmiyordum, halk da sizin oraya dil öğrenmeye gittiğinizi biliyor, sizin istediğiniz bilgileri tekrarlamaktan çekinmiyor.  

Hafta sonlarınızı önceden planlayın, iyi değerlendirin. Yakın şehirlerden başlayarak gezebildiğiniz kadar gezin çünkü orada medeniyet, tarih ve doğal güzellikler iç içe geçmiş durumda, İngilizler hem tarihlerine hem de doğasına sahip çıkmışlar. Chester’ı ve Edinburgh’u görmenizi özellikle öneririm. Uzak mesafelere gittikçe yol ücretleri artıyor. Biletinizi bir ay önceden alırsanız çok uygun fiyata seyahat edebilirsiniz. Şehirlerarası otobüs ücretleri trenden daha uygundu. Tabii ki tren ulaşımı daha konforlu oluyor.

EduGate kurumundan Volkan Bey tecrübeleriyle sürekli destek oldu bana, buradan kendisine teşekkür ederim.