Yurtdışı Eğitim Referansı: Sedat I.

Sedat I.

İngiltere’den merhaba,

İsmim Sedat. Karabük Üniversitesi, Otomotiv Mühendisliği bölümünden 2016 yılında mezun oldum. Planlarımın içinde mezuniyetten sonra yurtdışında dil eğitimi almak ve sonrasında da yurtdışında yüksek lisans yapmak vardı. İşimi son dakikaya bırakmamak adına son senemde araştırmalarımı yoğunlaştırdım. Bu yazıyı da benim gibi araştırma aşamasında olan diğer insanlar için yazıyorum.

EduGate Yurtdışı Eğitim Danışmanlık ile tanışmadan önceki araştırma sürecinden bahsedeyim. İnternette hemen hemen bütün firmalara ait yazıları okudum ve toplayabildiğim kadar bilgiyi topladım. İlk önce yurtdışında dil okulu ve dil programlarına yoğunlaştım. Yurtdışında yüksek lisans yapabilmem için IELTS sınavından geçer not aldığımı belgelemem gerektiğini biliyordum. Bu yüzden IELTS hazırlık kurslarına odaklandım. “Hangi firmalar var? Koşulları nelerdir? Fiyatlar nasıldır? Ne kadar süre bana yeterli olur? Nerede daha iyi bir eğitim alabilirim? Konaklama işlemleri nelerdir? Pasaport ve vize işlemleri nasıl yürütülmeli?” gibi bir sürü soru vardı kafamda. Bu sorularımı hazırladıktan sonra internet üzerinden bir sürü firmaya e-mail attım. Kimisi hemen döndü, kimisi hiç dönmedi. Cevap veren firmalar ise yüz yüze görüşmek istediler ve çoğuna da üşenmeden gittim. Herkes sözleşmiş gibi belli başlı okulların etrafında dönüyor ve son derece yüzeysel bilgiler veriyordu. Ne kadar paramın olduğunu soruyorlardı sürekli. Açıkçası sorduğum her sorunun cevabının dönüp dolaşıp paraya gelmesinden rahatsız olmaya başlamıştım. Bütçe kısmı elbette önemli ama bana kalırsa bunun dışında konuşulması gereken şeyler de vardı. Görüşmelerim bittikten sonra kendimce bir eleme yapmıştım. Karabük Üniversitesi’nden bir arkadaşımın tavsiyesinden sonra EduGate Yurtdışı Eğitim Danışmanlık’tan haberim oldu. EduGate Yurtdışı Eğitim Danışmanlık’tan Volkan Bey ile yaptığım görüşmenin detayları da aşağıda, sıkılmadan okursunuz umarım. Buradan sonraki süreç benim için oldukça keyifliydi, umarım sizin için de keyifli olur.

İlk görüşmemizde “Hedeflerinden bahseder misin Sedat? İleride nasıl bir firmada çalışmak istiyorsun? Kendi işini mi kurmak istiyorsun? Mühendisliği seviyor musun? Üniversite hayatın nasıl geçti? Sosyal birisi misin? Arkadaşlarınla aran nasıl?” gibi sorular sormaya başladı. Ben cevapladıkça da notlar alıyordu. Bir ara kendimi karakter analizi testlerinde sandım ☺ Zaten en son kendisi de beni tanımak için bunları sorduğunu, tercih edeceğimiz ülke, okul ve konaklama seçeneğinin mümkün olduğunca bana uygun olması için bu notlarını aldığını söyledi. Açıkçası epey uzun bir süre ne dil okulundan konuştuk, ne bütçeden, ne de gitmek istediğim ülkeden. Bir arkadaşınla, bir kuzeninle sohbet eder gibi konuşuyorduk. İngiltere ve Kanada seçeneklerinden ilerlemek istediğimi söyledim. Sıkılmadan her iki ülkeyi de bana anlattı. Daha sonra şehirlerden ve konaklama seçeneklerinden bahsettik. Daha önce gitmiş öğrencilerin dosyalarına baktık birlikte. Kim hangi okula gitmiş, ne kadar süre kalmış, hangi seviye ile dil okuluna başlamış ve haftada kaç ders almış, konaklaması nasılmış, okula yakın mıdır, uzak mıdır, vb bütün konuları konuştuk. Yaklaşık 2 saat olmuştu ama hala ne bir bütçe sorusu sormuştu bana, ne de ailemin ne işle meşgul olduğunu. En ufak bir para kelimesi çıkmadı ağzından ve ben en sonunda dayanamayıp sordum. “Şu an sen bilgi istiyorsun Sedat. Önce bu anlattıklarımı anla, maliyet tabloları zaten belli. Onları hem mail atacağım, hem de sen ofisten ayrılmadan çıktılarını vereceğim. Gidip evde bakarsın kendi başına, sonra bana sorarsın” dedi ve öyle de oldu. İlk görüşme böyle konuları konuşarak geçti ve ikinci görüşme için sözleştik. Ben eve gittikten sonra bana verdiği teklifleri ve broşürleri inceledim.

İkinci görüşmede ben bazı okulları sordum. İçtenlikle yanıtladı ve tamamı kendi çektiği fotoğraf ve videolardan oluşan albümleri gösterdi bana. Hali hazırda yurtdışında bulunan öğrencilerden aldığı fotoğrafları da Whatsapp’tan o an attı bana. Açıkçası görüştüğünüz kişinin sizi göndermeyi düşündüğü okulları yılda birkaç kez ziyaret etmesi önemli bir konu. Görüştüğüm diğer yerler bana hep okulların kendi videolarını izlettiler. Volkan Bey’in yaptığı işe olan saygısı ve benimle olan samimiyeti sayesinde kendimi çok hafiflemiş hissetmiştim. Kafamdaki soruların tamamına cevap almıştım. Bu arada bir şeyden de bahsedeyim. Benim sorduğum soruların hepsine toz pembe cevaplar vermedi. Hatta bazı cevapları beni hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim, çünkü benim duymayı umduğum cevaplar başkaydı. Biraz internette okuduğum şeylerin ve görüştüğüm diğer danışmanların etkisinde kaldığımı fark ettim, beklentimi çok yükseltmişlerdi ☺ Her şeyin pozitif olmadığını, olamayacağını söyledi bana. Okulları eleyerek karar vermeye başladık ve kararımızı verdik. İngiltere’nin Bournemouth şehrindeki Westbourne Academy School of English’e gidecek ve Volkan Bey’in daha önce öğrencilerinin kaldığı aile yanı konaklamada kalacaktım. Bu kısım da çok hoşuma gitmişti. Aile hakkında bir sürü detay paylaştı benimle. Kendisi sadece okul konusunda değil bütün işlemlerimizde anlaşılır ifadeler kullanarak süreci benim için olabildiğince basit hale getirdi.

On yıllık pasaport almak için başvuru yaptım. Pasaportum çıkana kadar vize için hazırlamam gereken evrakları hazırladım ve vizeye başvurduk. Daha sonra hemen uçak biletimi ve havalimanından Bournemouth’a gidiş için otobüs biletimi aldık. Havalimanından aileye olan ulaşımım için transfer almak istemiştim aslında ama kendisi bana ulaşımın ne kadar kolay olduğunu anlattıktan sonra bu kararımdan vazgeçtim ve konaklayacağım aileye kendi başıma gitmeye karar verdim. Üstelik çok da ucuza yaptım bunu.

İngiltere’ye neler götürmeliyim, kıyafet tercihlerim nasıl olmalı, gideceğim dönemde havalar nasıldır, insanlar neler yapar, böyle konularda konuştuk ve hazırlıklarımda çok yardımcı oldu. Okula olan ödemelerimizi yaptıktan sonra (yanılmıyorsam 2 gün sonra) konaklama onay kağıtlarım geldi. Bana daha önce bahsettiği aile ve tek kişilik oda hazırdı. Kağıt üstünde her şey istediğim gibi gidiyordu ama yine de ne yalan söyleyeyim aile konusunda çok tereddütlüydüm. Bilmediğim bir ülkede, tanımadığım birisinin evinde 6 ay kalacaktım. Üstelik İngilizce bilgim de çok fazla değildi.

Program başlangıç tarihimden 1 hafta önce ofise gelmem gerektiğini söyledi. Oryantasyon yapacakmışız. Sabiha Gökçen’in giriş kapısından, Gatwick Havalimanı’ndaki Bournemouth otobüsüne kadar göreceğim ne varsa hepsinin fotoğrafını ve videolarını çekmiş kendisi. Volkan Bey ile tanışana kadar kendimi aşırı detaycı sanıyordum, kendisi benden de detaycı, hatta pimpirikli birisi ☺ ☺ (Burayı kesmeyin ve paylaşın lütfen ☺) İlk kez uçağa binecektim ve ilk kez yurtdışına çıkacaktım ama artık iyice rahattım. 

22 Ekim 2016 tarihinde uçuş vakti gelmişti. Bütün tavsiyelerine uydum Volkan Bey’in. Uçağın içinde verilen “Landing Card” kağıdı var. Onu da bana ofiste gösterdiği şekilde doldurdum. Yaklaşık 3 saat 15 dakika sürdü yolculuk. Londra Gatwick Havalimanı’na indim ve AB üyesi olmayan ülke vatandaşlarının girmesi gereken gümrük sırasında beklemeye başladım. Gümrükten geçerken memur bana tam da Volkan Bey’in söylediği soruları sorup okul kağıtlarıma baktı. Valizimi almak için paletlere doğru gittim ve daha sonra National Express otobüs yerini bulup Bournemouth otobüsünü beklemeye başladım. Otobüs geldi ve Bournemouth’a doğru ilerlemeye başladık.

Volkan Bey ile ofisteyken Google sokak görüntüsünde epey gezmiştik şehri ☺ ☺ Otobüsten indikten sonra önce okulu gördüm, 400 metre ileride de konaklayacağım evi. Kapıyı çaldım ve İstanbul’dayken de kendisine e-mail attığım ev sahibim beni gayet sıcakkanlı bir şekilde buyur etti. Önce evi gezdirdi ve sonrasında öğle yemeği yedik. Daha sonra da odama yerleştim. Ev çok temiz ve güzeldi. Benden başka iki öğrenci daha vardı. Açıkçası bu kadar temiz beklemiyordum odamı. Hele de okuduğum onca yazıdan sonra, İngiltere’deki evimle Türkiye’deki evimin hijyen anlamında arasında dağlar kadar fark olmasını bekliyordum. Ama öyle olmadı ☺ Bu da benim şansımdı bence.

Pazartesi günü geldi ve ben okula gittim. Resepsiyondaki görevliye Volkan Bey’in verdiği kağıtlarla birlikte pasaportumu uzattım. Benimle birlikte o gün okula başlayacak olan herkes geldikten sonra bize okulu ve çevresini gezdirdiler. Okuldaki çalışanlarla ve öğretmenlerle tanıştıktan sonra seviye tespit sınavı yapıldı. Öğlene doğru seviyelerimiz belirlendi ve herkesin sınıfı kendisine iletildi. Ertesi gün okula başladım ve sınıf arkadaşlarımla birbirimize numaralarımızı verdik. Whatsapp’tan bir grup kurduk. Öğretmenlerimiz gayet ilgili davranıyorlardı. Açıkçası gayet memnundum halimden. Evim ve okulum gayet iyiydi. Sınıftaki arkadaşlarım tıpkı benim gibiydi. Herkes destek oluyor birbirine. 1 İtalyan, 2 Fansız, 1 koreli, 1 İspanyol, 4 Arap ve benim dışımda 1 Türk öğrenci daha vardı sınıfta. 11 kişilik bir sınıftık.

2. haftanın sonunda okul geri bildirim için bir anket yaptı. Hem konaklama konusunda, hem de okul konusunda bir sıkıntı olup olmadığını soruyordu. Konakladığım ailenin yemekleri bana göre güzeldi. Odam ise aydınlıktı. Bunları yazıp teslim ettim kağıdı. Bunun dışında sınıfımın değişmesini bir üst kura geçmem gerektiğini yazdım. Konuların bana basit geldiğini yazdım. Ertesi hafta beni ofise çağırdılar ve öğretmenlerim tarafından yeni bir sınav yapılacağını, eğer geçer not alırsam üst kurdan devam edeceğini söylediler ve öyle de oldu ☺ ☺ ☺ 

Şu ana kadar benim için her şey gayet güzel gidiyor. Arkadaş ortamımız da gayet keyifli. Kafa dengi insanlar var. Şehri de seviyorum. Kesinlikle bir İstanbul değil ama önemli olan iyi anlaştığın insanların etrafında olmasın. Hepimiz İngilizce pratik yapmak istiyoruz ve mümkün olduğunca birlikte vakit geçiriyoruz. Whatsapp üzerinden bir grubumuz var ve birisi bir yere gidecekse oraya yazıyor. Çok geçmeden 6-7 kişi aynı yerde oluyoruz ☺

Bu süreçte benden desteğini esirgemeyen aileme ve kendime stres unsuru olarak gördüğüm her ne varsa benim için eğlenceli ve basit hale getiren Volkan Bey’e çok teşekkür ederim. Gerçekten her şey umduğumdan kolay ve basit oldu. Bu yazıyı da benim kadar ince eleyip sık dokuyan arkadaşlar okusun diye yazdım. Umarım Volkan Bey yazdıklarımı uzun bulmaz ve hepsini paylaşır ☺ ☺

Sizlere tavsiyem şudur : Araştırmanızı iyi yapın ve bir yere kayıt yaptırmadan önce en azından bir defa EduGate Yurtdışı Eğitim Danışmanlık ofisine uğrayın. Pişman olmazsınız. Ben olmadım.

İngiltere’den selamlar.. ☺